(RHA)- Tarihi Kentler Birliği (TKB) Başkanı ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, kültürel mirasın yalnızca tarihi yapıların korunmasıyla sınırlı olmadığını belirterek, “Bu eşsiz mirası gelecek kuşaklara tam olarak aktarmak lazım” dedi.
TKB 2026 yılı ikinci meclis toplantısı, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlendi. Toplantıya Tarihi Kentler Birliği Başkanı ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, farklı illerden belediye başkanları, meclis üyeleri ve birlik temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşan Tarihi Kentler Birliği Başkanı ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Kayseri'de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Yavaş, “Ben, size çok teşekkür ediyorum. Gerçekten güzel ağırlanacağımızdan emin olduk. Biraz önce Kayseri'yi o kadar güzel anlattınız ki, hepimiz gelelim desek yeri var ama daimi misafirlik olmaz. Ben şunu acizane söylemek isterim. Başkanımın da, belediye başkanlığı dönemi eski. İşte bir belediye başkanı eğer başkan olmak istiyorsa, kendi ilçesinde ben de sizin veya kentinizin de ne kadar değeri var, bunların hepsini öne çıkarıp bütün dünyaya tanıtmak için çalışması lazım. Çalıştığı zaman ne olur? Hem kendi ilini ve beldesini bütün dünyaya tanıttığı gibi aynı zamanda bunların da kendi beldesine büyük bir zenginlik olacağını mutlaka görmüş olacak. Ama daha da önemlisi, bize geçmişten miras kalan bu eserlerin hepsine sahip çıkmak suretiyle bizden sonraki gelenlere bir emanet olarak bunu devretmiş olacağız. Ben güzel misafirperverliğiniz için çok teşekkür ediyorum. Çünkü Kayseri son zamanlarda mutfağıyla çok övünüyor. Bizi çok çok gezdirecek ki, ne var ne yok gastronomi listesinde ne varsa Sayın Başkan hepsini tattıracak. Öyle anlıyorum” dedi.
“MİMAR SİNAN’I AYRICA ANMAK GEREKİR”
Tarihi Kentler Birliği 2. Olağan Birlik Meclisi Toplantısı vesilesiyle Kayseri'de olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu belirten Yavaş, “Tarihi Kentler Birliği 2. Olağan Birlik Meclisi Toplantımız vesilesiyle Anadolu'nun en köklü şehirlerinden biri olan Kayseri'de sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Kayseri denildiğinde insanlık tarihine eşsiz eserler armağan eden Mimar Sinan'ı ayrıca anmak gerekir. Ağırnas'ta doğan Mimar Sinan yalnızca büyük yapılar inşa eden bir mimar değil, yaşadığı coğrafyanın bilgisini, insanın ihtiyaçlarını, estetiği ve mühendisliği aynı eserde buluşturan büyük bir medeniyet ustasıdır. Onun eserinde akıl, ölçü, emek ve kalıcılık vardır. Bugün kentlerimizin geleceğini konuşurken bizim de bu anlayıştan öğreneceğimiz çok şey bulunuyor. Attığımız her adımın bugünkü ihtiyaçlara cevap vermesi kadar gelecek kuşaklara nasıl bir şehir bırakacağımızı da düşünmek zorundayız. Ben de, Sayın Metin Sözen'i saygıyla anıyorum. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun” ifadelerini kullandı.
Tarihi Kentler Birliği’nin kuruluşuna da değinen Yavaş, “Tarihi Kentler Birliği 2000 yılında kültürel mirasın korunması konusunda yerel yönetimler arasında güçlü bir dayanışma ve işbirliği zemini oluşturmak amacıyla kuruldu. Kuruluşundan bugüne birliğimiz belediyeleri uzmanlarla buluşturan, koruma politikalarının gelişmesine katkı sunan, bilgi ve deneyimin kentler arasında paylaşılmasını sağlayan çok önemli bir yapı haline geldi. Bugün 493 belediyemizin aynı çatı altında buluşması bu ortak iradenin ve yıllar içerisinde olan güvenin en somut göstergesidir” dedi.
“HATALI İŞ YAPMAYACAĞIZ”
Yavaş, Tarihi Kentler Birliği toplantılarının önemine ilişkin ise şunları söyledi: “Buralarda yapacağımız toplantının önemi şudur arkadaşlar. Ben Beypazarı'nda kendi çapımda, dış cephe onarımı adı altında bir şeyler yapmaya başladığım zaman ilk defa Tarihi Kentler Birliği Toplantısı'na en küçük belediye olarak davet edildiğimizde Beypazarı'nda yaptığım bazı çalışmaları rahmetli Metin Hocam'a gösterdim. Bakar bakmaz şunu söyledi; ‘sizin bulunduğunuz yerlerde derzler ve sıvalar bu kadar belirgin yapılmaz’ dedi. ‘Bu derzler de binanın önüne çıkmış’ dedi. Hemen hatadan döndük. Bundan sonra ‘yaptığınız ne işi bana gönderin’ dedi. Dolayısıyla bizler de bundan sonra yapacağımız bütün çalışmalarda bunları Tarihi Kentler Birliği başkanlığı altında, uzmanlarımızla da sormak, göstermek suretiyle, hatta projelerin birçoğunu bilenlere hazırlatmak suretiyle hatalı iş yapmayacağız. Hatırlarsanız Türkiye'de yapılmış bazı restorasyonlar var. Gerçekten artık alay konusu oluyor. ‘Keşke bu binaya hiç dokunmasaydınız’ diyorlar. Bizde bir tane Paşa Camisi vardı Beypazarı'nda. Bir hacı amcamız ‘Ben hayır yapıyorum’ diye ahşapların hepsini boyadı boyadı gitti. Allah'tan ki birileri farkına vardı da tekrar o boyaları oradan sıvadı. O ağaçların tekrar nefes almasını sağladı. O nedenle yaptığımız çok çok önemli. Yapacağımız bütün çalışmaları bilenlerle beraber yapmamızda fayda var.”
Kültürel mirasın yalnızca tarihi yapılardan ibaret olmadığını ifade eden Yavaş, “Kültürel mirası sadece restore edilmesi gereken yapılar üzerinde değerlendirmiyoruz. Biraz önce söylediğim somut olmayan kültür mirasımız bugün Türkiye'de 1400 tane belediye var. 1400 belediyenin bulunduğu yerde 1400 tane somut olmayan kültür mirası müzesi açma imkanımız var” dedi.
“EŞSİZ MİRASI GELECEK KUŞAKLARA AKTARMAK ÇOK ÖNEMLİ”
Yavaş, kentlerin kendine özgü gelenek ve lezzetlerinin korunması gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hiçbirimizin adeti, geleneği, göreneği tam olarak birbirine benzemez. Biraz önce Sayın Başkan pastırmadan bahsetti. Bizde İpek Yolu üzerinde yaprak sarmasına dolma deriz. Beypazarı, Ayaş, Güdül, Nallıhan'dan İpek Yolu'ndan Göynük, Mudurnu Seben'e kadar gider. Birbirimizle yarışırız. Hangimizin ki daha güzel diye. Baktığınız zaman hepsinde çok değişik lezzet var ama mutlaka ve mutlaka bir takım içine katılan malzemelerin içerisinde ayrımlar var. Bunun değişmemesi lazım. Şimdi bu lezzetlerin hepsi yüzlerce yıllık çabanın sonunda ve bulunduğu yere uygun olarak malzemelerden yapılmış ürünlerdir. Dolayısıyla bu eşsiz mirası gelecek kuşaklara tam olarak aktarmak lazım” dedi.
BAŞKAN BÜYÜKKILIÇ: ORTAK AKIL ÇOK ÖNEMLİ
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da toplantıda yaptığı konuşmada, Tarihi Kentler Birliği üyelerini Kayseri'de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Büyükkılıç, “Değerli başkanlarım burada bulundukları süre içerisinde Kayseri'mizi tanıyıp, Kayseri'mizle ilgili tabii ki yapılan işleri yerinde inceleyip, daha sonra da hep beraber muhabbet ortamında şehirlerine döndüklerinde adeta enerji dolu bir şekilde şehirlerine hizmet etmeye devam ediyorlar. Burada hakikaten değişik illerimizden, değişik yörelerimizden, değişik bölgelerimizden dostlarımızı görüyoruz. Adı meclis üyesi olabilir. Adı belediye başkanı olabilir. Ama yaratılmışların en şereflisi insana hizmet etmek için çırpınan bir güzel heyet var, güzel bir ekip var burada. Ben hep böyle görüyorum. Herkes kendi şehrine layık olmaya, onun daha iyi tanınmasına, onun daha güzel hizmetlere buluşmasını sağlamaya gayret gösterir. Elbette ufku, elbette gayreti, elbette çabası ve imkanı neyse onları hayata geçirmeye gayret ediyor. Ekip önemli. Ortak akıl çok daha önemli. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ felsefesiyle insana değer vermek, insan olarak hizmet etmek herhalde hepsinden önemli olsa gerek. Bu açıdan yerel yönetimler hep bunu amaçlamıştır. Elbette yol yaparız, kaldırım yaparız, asfalt yaparız, park bahçelerimizde düzenleme yaparız. Cenaze hizmetleri veririz. Hizmetin çeşitliliği çoktur” diye konuştu.
Sözlerini sürdüren Büyükkılıç, “Ama bütün bunların yanında hem geçmişimize hem mevcut durumumuza, konumumuza hem de geleceğimize karşı şehirlerin hizmetkarları olarak sorumluluklarımız vardır. Bu sorumlulukları asla gözardı edemeyiz. Harmanı harman savurma diye nitelendirilen öyle bir davranışa hiçbir kimsenin de tenezzül edeceğini zannetmiyorum. Elbette daha iyisini, daha güzelini, daha da insanların hem gereksinimini karşılayacak, hem onları adeta memnun edecek bir ortam içerisinde hizmet yapmayı sürdürür. Tarihi sorumluluk bilinci 2000'li yıllarda gündeme geldi. Elbette bazı şehrimizle ilgili hep bir çalışma yapıyorduk. Ama bütün bunların yanında tarihi dokuyla ilgili şöyle bir eser gördüğümüz zaman burnumuzu kıvırıyor, ‘boşver ya falan’ diyorduk. Ben her şeyden önce Metin Sözen hocamı rahmetle anıyorum. Minnetle anıyorum. Adeta ekol ve okul anlayışı içerisinde her birimizi yetiştirmeye, her bölgemizin özelliğine uygun projeleri hayata geçirmeye ve tarihi dokuyla ilgili geleceğe hem mevcut hem koruma hem de geleceğe taşıma adına elbette ki hepimize çaba gösteriyor, bir şeyler üretmeye gayret ediyor. Öyle bir değerli, öyle bir güzel insanın herhalde yerinin doldurulamayacağını hep beraber gözlemliyoruz” ifadelerini kullandı.
Metin Sözen’den bahsetmeye devam eden Büyükkılıç, şöyle konuştu: “Elbette şimdi de çok değerli hocalarımız var. Değerli merhum Metin Sözen hocamın yol arkadaşları var. Bizler de onun yol arkadaşıyız hep beraber. Ama tabii ki böyle de bir güzel söz var. Gidenin yeri doldurulamıyor. Doldurmaya hep beraber özen göstermeliyiz. Ruhunu şad etmeliyiz. Tek yapı ölçeğinden elbette ki ada ölçeğine, sonra şehir ölçeğine, sonra bölge ölçeğine hep değerli büyüğümüzü hayalleri gibi, hayalleri. Bana demişti ki, ‘Başkanım, Kayseri tamam, şu tamam ama sen artık bölge bazında yol almalı, o bölgedeki insanların da yol göstericisi, elini tutması gereken biri olmalısın’ diye öğütlerdi. ‘Sen Kapadokya'ya hizmet etmelisin’ derdi. Bu anlayış içerisinde malum Kapadokya denince tabii ki Nevşehir'imiz akla gelir. Ama bütün bunların yanında Kayseri'miz krallığı itibariyle hizmet etmiş, başkentlik yapmış. Aksaray'ımız, Niğde'miz, Nevşehir'imiz ve tabii ki Kırşehir'imiz de Kapadokya'nın bir parçası olarak anılır. Yani ‘bölge bazında ufkumuzu, çalışmamızı yönlendirmeliyiz ve gayret göstermeliyiz’ diye ifade ederdi. Burada dayanışmayı önemsiyordu. Birlik ve beraberliği önemsiyordu. Ortak aklı önemsiyordu ve bu yönde bizleri yüreklendiriyordu. Geçmiş zamanlarda elinden ödüller aldık her birimiz. Elbette onlar bizim için bir onurdu. Tabii ki ona da layık olma yolunda gayretler gösterdik.”