(RHA) - YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda tekstil ve hazır giyim sektörlerinde 100 bin 621 kişilik istihdam ve 5 bin 548 işletme kaybı yaşandığını söyledi. Kayseri’de 73 yıllık Orta Anadolu Mensucat’ın kapanmasını gündeme taşıyan Genç, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a, “Türkiye’nin köklü üretim tesislerini ayakta tutabilecek sanayi politikalarına sahip miyiz” diye sordu.

YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2027 yılı bütçe görüşmelerinde, Türkiye’de sanayi üretimindeki daralmayı, tekstil sektöründeki istihdam kayıplarını ve Kayseri’nin köklü fabrikalarından Orta Anadolu Mensucat’ın kapanmasını gündeme getirdi. TÜİK’in Ağustos 2026 verilerine göre imalat sanayi üretiminin yıllık yüzde 2,5 gerilediğini, İstanbul Sanayi Odasının Eylül ayı imalat PMI endeksinin ise 47,9 seviyesinde kaldığını hatırlatan Genç, şunları söyledi:

“Bugün Türkiye’de sanayiyi konuşurken yalnızca açılan fabrikaları, verilen yatırım teşviklerini değil, üretimini durduran tesisleri ve kaybettiğimiz istihdamı da konuşmak durumundayız. SGK verilerine göre tekstil ve hazır giyim sektörlerinde Aralık 2024’ten Haziran 2026’ya kadar 100 bin 621 çalışan ve 5 bin 548 işletme kaybedildi. Dikkatinizi çekiyorum, bunlar yalnızca istatistik değil. Bu rakamların arkasında kapanan işletmeler, işini kaybeden insanlar, üretimden uzaklaşan aileler mevcut.”

“73 YILLIK FABRİKA KAPANDI, YALNIZCA MAKİNELER DURMADI”

Kayseri’nin eylül ayında ihracatını yüzde 10 artırarak 355 milyon dolara ulaştırmasına rağmen, kentin en köklü üretim tesislerinden Orta Anadolu Mensucat’ın kapanmasına dikkat çeken Genç, şöyle konuştu:

“Kayseri, Türkiye’nin en önemli sanayi ve üretim merkezlerinden birisidir. Bu ihracat başarısı Kayserili sanayicilerimizin yüksek çabasının bir sonucudur. Ancak aynı şehirde, 1953 yılından bu yana üretim yapan Orta Anadolu Mensucat’ın fabrikaları kapandı. Dünya markalarına kumaş üreten, 73 yıllık üretim geçmişine sahip bir tesisten söz ediyoruz. Burada sorguladığım, Türkiye’nin köklü üretim tesislerini ayakta tutabilecek sanayi politikalarına sahip olup olmadığımızdır. Çünkü bir fabrika kapandığında yalnızca makineler durmuyor. Yılların üretim bilgisi, yetişmiş iş gücü, tedarik ilişkileri ve bölgenin ekonomik birikimi de zarar görmekte.”

“TÜRKİYE’NİN SERMAYESİ NEDEN BAŞKA ÜLKELERDE KOŞUL ARIYOR?”

Türk tekstil ve hazır giyim üreticilerinin Mısır’a yönelen yatırımlarını gündeme getiren Genç, Bakan Kacır’a şu soruları yöneltti:

“Türkiye’de yetişen sermaye ve üretim tecrübesi, neden yeni yatırımlar için başka ülkelerde daha elverişli koşullar aramakta? Sorun yalnızca işçilik maliyeti mi? Enerji mi, finansman mı, hammadde mi, kur politikası mı? Bunların hepsini birlikte değerlendiren, istihdamı ve üretimi korumayı hedefleyen bir sanayi programınız var mı?”

“246,7 MİLYAR LİRALIK KAYNAĞIN NE KADARI MEVCUT FABRİKALARI KORUYACAK?”

2027 bütçesinde Sanayinin Geliştirilmesi, Üretim ve Yatırımların Desteklenmesi Programı için 246 milyar 700 milyon lira öngörüldüğünü belirten Genç, kaynağın üretim ve istihdama etkisinin açıklanmasını isteyerek şunları söyledi:

“Bu kaynağın ne kadarı mevcut üretim tesislerinin rekabet gücünü artırmak, istihdamı korumak ve kapanma riski yaşayan işletmeleri desteklemek için kullanılacak? KOSGEB desteklerinden Kayseri’deki kaç sanayi işletmesi yararlandı? Bu desteklerle kaç işletmede üretim ve istihdam korundu?”

Tekstil ve hazır giyim gibi emek yoğun sektörlerde teknik tekstile ve yüksek katma değerli üretime geçiş için somut hedeflerin açıklanmasını isteyen Genç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Biz yalnızca verilen teşviklerin tutarını değil, sonuçlarını da öğrenmek isteriz. Kaç yeni yatırım gerçekleşti? Kaç işletme üretimini sürdürebildi? Kaç çalışan işini koruyabildi? Çünkü sanayi politikasının başarısı yalnızca kaç fabrikaya teşvik verildiğiyle değil, Türkiye’nin üretim gücünü ne ölçüde koruyabildiğiyle de ölçülür. Kayseri’nin, Türkiye’nin üretim kapasitesini ve yetişmiş insan gücünü kaybetmesini istemiyoruz. Sanayicimizin ürettiği, işçimizin çalıştığı, gençlerimizin geleceğini kendi ülkesinde kurabildiği bir sanayi yapısı istiyoruz.”