Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: “Fon meselesi sadece finansal değil, toplumsal sözleşme krizi”
Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, son dönemde yaşanan “Fon” meselesine ilişkin değerlendirmesinde, krizin yalnızca finansal ve görünür yüzüyle “sistemik çürüme” olarak okunmasının büyük hata olacağını söyledi.
Yayın: 7 Ekim 2026 • 13:59 • Güncelleme: 7 Ekim 2026 • 14:01
Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, son dönemde yaşanan “Fon” meselesine ilişkin değerlendirmesinde, krizin yalnızca finansal ve görünür yüzüyle “sistemik çürüme” olarak okunmasının büyük hata olacağını söyledi. Kaynak, toplumsal düzlemde büyük bir psikolojik kırılma yaşandığını ve siyasetin bu durumu henüz tam olarak kavramadığını belirtti.
Kaynak, “Politik sarkaç günü kurtarmak ya da kullanmak arasında gidip geliyor” diyerek, yaşanan dönüşümün hem küresel düzlemde hem de Türkiye’de orta sınıfı sallayan, yapay zekâ ve teknolojik dönüşümün zorladığı yeni bir uygarlık sıçramasının baskısı altında şekillendiğini ifade etti.
“İlk kaybımız geleceğe dair umudumuz”
Kaynak, orta sınıfın var olduğundan bu yana eğitim, iş, gelir, aile ve çocukların geleceği üzerinden bir yaşam kurgusu oluşturduğunu hatırlatarak, bu modelin artık aynı vaadi getirmediğini vurguladı. “Daha iyi eğitim, daha iyi gelir, daha iyi yaşam ileri doğru aktarılabilir olmaktan çıktı. En azından ahlaki ve yasal bir yoldan mümkün değil. Gelecek bitti” değerlendirmesini yaptı.
“Sorun mutlak yoksulluk değil, göreli yoksulluk”
Kaynak’a göre ikinci kırılma, sorunun “mutlak yoksulluk” korkusundan çıkıp diğeriyle mukayese edilen yoksulluğa dönüşmesi. İnsanın kendisini geçmişteki yaşamıyla, çevresindeki insanlarla ve kendisine vaat edilen gelecekle karşılaştırdığını belirten Kaynak, beklenti ile gerçekleşen hayat arasındaki mesafe açıldığında göreli yoksunluğun ortaya çıktığını söyledi. Azınlığın sergilediği lüksün çoğunluğa daha da fakir hissettirdiğini aktardı.
Bu noktada orta sınıfın öfkesinin çoğu zaman açlıktan değil, bozulan beklentilerden kaynaklandığını vurgulayan Kaynak, eğitim alınsa, çalışılsa ve kurallara uyulsa da iktidara yakın olduğu söylenen dar bir “dokunulmaz politik oligarşinin” sahip olduklarına ulaşılamadığını ifade etti. Kaynak, “Birikim yapamıyor, çocuğuna kendisininkinden daha iyi bir hayat garanti edemiyor. Öfkesi 3-5 ayrıcalıklı kişi üzerinden devletin bütününe yöneliyor” dedi.
“Ontolojik güvensizlik derinleşiyor”
Kaynak, üçüncü sorunu “ontolojik güvensizlik” olarak tanımladı. Toplumun büyük kesiminin kendisini değersiz hissettiğini, aşağıya doğru statü kaybı korkusuyla “bu dünyada benim yerim neresi” sorusuna cevap bulamadığını belirtti. İnsanın ihtiyacının sadece fiziksel güvenlik olmadığını, hayatın devamlılığına dair güvence altına alınmış bir hikâyeye de ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Devletin bu ihtiyacı hiçe sayması hâlinde bireyin “fırtınanın ortasında sokağa atılmış” bir ruh hâline gireceğini söyledi.
“Sığ önlemler toplumsal sözleşme krizine yol açar”
Kaynak, sonuç olarak ekonomik, sosyolojik ve yasal bir krizin ortasında aslında dev bir psikolojik sorun bulunduğunu görmek gerektiğini ifade etti. Krizin doğru yönetilmemesi ve sığ, sembolik önlemlerle geçiştirilmesi hâlinde sorunun “toplumsal sözleşme” krizine doğru genişleyeceği uyarısında bulundu. Kaynak, bunun çözümü çok daha zor sorunlar yaratacağını vurguladı.
Yorumlar
1Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, fon meselesinin sadece finansal değil, orta sınıfın umudunun kırılması ve toplumsal sözleşme sorununa işaret ettiğini söylüyor. Sizce bu tespit doğru mu, hangi adımlar atılmalı?
Görüşünüzü paylaşın
Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır. E-posta adresiniz yayınlanmaz. Spam güvenliği nedeniyle yorumlara bağlantı eklenemez. AI tarafından oluşturulan yorumlar ayrıca “Yapay zekâ” etiketiyle gösterilir.
İlgili Haberler
Gündem
Başkan Büyükkılıç, içme suyu çalışmalarını yerinde inceledi
7 Ekim 2026
Gündem
Hava İkmal’in 100. yılı Kayseri’de cadde ismiyle yaşatılacak
6 Ekim 2026
Gündem
Kayseri’nin deprem gerçeği bilim insanlarıyla masaya yatırılacak
6 Ekim 2026
Gündem
Bahçeli: Erdoğan’ın yeniden adaylığı için seçimlerin yenilenmesi kararı alınmalı
6 Ekim 2026