Rusya’da Putin’den sonra gelen iki isim Türk!


İlan

Putin iktidarı döneminde Rusya milli güvenliği iki temel esasa göre şekillendirildi. Birincisi elbette devasa silahlı gücü.

Putin döneminde bu güç konvensiyonel yani kıtalararası füzeler yerine daha çok hava savunma veya siber saldırılara karşı savunma ile bölge ülkeleriyle yakınlaşarak stratejik planlar kurma yönünüde şekillendi. Moskova, soğuk savaş zamanında yaptığı gibi ABD ile karşılıklı silahlanma yarışı yerine öncelikle kendi güvenliğini sağlayacak ve NATO’nun “ana kara” olarak gördükleri etki alanlarına yakınlaşmasını engelleyecek strateji ve silahlanma prensiplerini benimsedi. Yeni savunma konseptleri sayesinde hem daha hafif silahlara hem de daha akılcı jeostratejik savunmaya yönlendiler. Bu dönemi Putin şöyle özetlemişti; “Ordumuz çok büyük. Devasa ve gösterişli. Büyük ama Titanik gibi. İhtişamı göz kamaştırabilir. Bir buz dağına çarparsa geri dönemez. Düşmanlarımızın sadece görünen kısmını biliyoruz ancak görünmeyen kısmını da hesaba katmalıyız. Bu yüzden daha hafif silahlar üzerine çalışıp en büyük gücümüz olarak gördüğümüz coğrafyamızı da savunmamızın bir parçası haline getireceğiz.”

KAYNAKLAR ÜZERİNDEN SAVUNMA

Putin yönetimi iktidara gelir gelmez iki önemli hamle yaptı. Birincisi ülkenin en önemli kaynağı olan doğalgaz ve petrolü millileştirmek oldu. İkinci hamle ise stratejik ortaklıklar kurma planıydı. Bunun için 2001 yılında en önemli adımı attılar ve mesafeli oldukları Çin ile stratejik ortaklık anlaşması imzaladılar. Bu anlaşma dönemin Şanghay Beşlisi, günümüzün Şanghay İşbirliği Örgütü’nün de gelişmesine yol açtı. Putin dönemi savunma stratejisinin içinde bölge etkinliği kavramı da bu sayede rayına oturdu. Stratejinin kaynakları kullanma bölümünün en önemli hamlesi ise Güney Akımı doğalgaz dağıtım projesiydi. Plana göre Rus gazı Karadeniz’in kuzeyinden geçerek Romanya ve Bulgaristan üzerinden Sırbistan’a oradan da AB ülkelerine akacaktı. Bu sayede Rusya hem etki alanını kontrol edecek hem de AB’nin enerji bağımlılığını arttıracaktı. AB’nin baskıları üzerine Bulgaristan yan çizdi ve projeden çekildi. Moskova, durumdan hoşnutsuz biçimde Türkiye’ye başvurdu ve boru hattının rotasını Türkiye, Yunanistan, Makedonya, Sırbistan ve Macaristan olarak değiştirdi. Zor gibi görünen proje kabul gördü. NATO üyesi Türkiye, düşman ülkeler Yunanistan ve Makedonya ile Sırbistan ve Macaristan olumlu tavır aldı. Ruslar bu durum üzerine projenin adını Türk Akımı olarak değiştirdi. Türlü badireler atlatıldı ve yeni çoraplar örülüyor ama proje hızla ilerliyor. Kısacası Rusya için savunma planı başarıyla yürüyor ve bu plan bölge ülkeleri açısından da gelecek vaad ediyor.

TÜRK AKIMI’NIN İSİM BABASI

Gelelim yazımızın esas konusuna. Rusya’nın ustalık dönemi savunma stratejisinin başında iki isim var. Kaynaklar ve jeostratejiyi “Rusya Milli Güvenlik Akademisi” yürütüyor. Akademi’nin Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Talat Enveroviç Çetin. Hem Talat hem Enver yani Türk kökenli. Rusya’nın uluslararası ekonomik ilişkileri alanında yirmi yıllık tecrübesi var. Ayrıca Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerindeki girişimcilerle ilgili de oldukça zengin bir deneyime sahip. Başta Rusya olmak üzere Bağımsız Devletler Topluluğu ve Şangay İşbirliği Örgütü üyesi devletlerde iş yapmaya gelen yabancıların koordinasyonundan sorumlu. Ayrıca Türk Akımı‘nın isim babası. Rusya Federasyonu Milli Güvenlik Akademisi içinde korgeneral rütbesiyle görev yapan Talat Enveroviç Çetin, Rusya ve Türkiye arasındaki dostluk çağrısını şu sözleriyle özetliyor: “Olayları ortak düşmanların istediği şiddette tırmandırmanın faturası her iki taraf için ağır olacaktır. Ortadoğu’da Türkiye olmadan hiç kimse başarılı olamaz, bölgede Türkiye’nin rolü önemli. Bir an önce önyargılardan vazgeçerek gerçekleri ortaya koyup bu düşman oyunlarını bozmak için elimizden geleni yapmalıyız.”

TÜRK LEHÇELERİ KONUŞAN BAKAN

Rusya kabinesi içinde tam dokuz dil bilen bir bakan var. Bu bakan İngilizce, Almanca ve Japonca gibi dillerin yanısıra Türkçe lehçeleri biliyor. Adı Sergey Kuyugetoğlu Şoygu. İkinci isminden anlayacağınız gibi bir Türk. Rusya kabinesinde tek Türk kökenli bakan. Babası Tuva Türkü annesi Rus. İsmine bakınca üç ismi var gibi görünüyor ama nüfus müdürünün hatası çünkü soyadı aslında çok uzun. Esası Sergey Kuyugetoğluşoygu. Türkiye’de olsa şöyle olacaktı: Sergey Soyukuyugetoğlu. İsmi slav ismi çünkü ailesi ortodoks. Nüfus müdürünün hatası veya “kastı” yüzünden sadece Sergey Şoygu olarak biliniyor. 1994 yılından 2012 yılına kadar Acil Durumlar Bakanı’ydı. 6 Kasım 2012’de Savunma Bakanlığı’na getirildi. Rusya Federasyonu’na bağlı Tuva Cumhuriyeti’nin Çadaana şehrinde doğmuş olan Şoygu, 1988 yılında Abakan şehrinde Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nde politik hayata başladı ve ardından gençlik teşkilatı Komsomolda birkaç yıl görev aldı. 1991 yılında Kurtarıcı Kolordu başkanlığına geldi. Olağanüstü Haller Bakanı olarak Devlet bakanlığı görevinde bulundu. Aynı zamanda Rusya Birlik Partisinin önemli liderlerinden biri haline geldi. Bir dönem partinin genel başkanlığını yürüttü. 1999 yılında Rusya’nın kahramanı olarak ödüllendirildi. Bugün Rusya Ordusu’nun başında. Savunma Bakanı olan Kuyugetoğlu Şoygu’nun Putin’den sonra devlet başkanlığı için adının geçtiği söyleniyor. Görüldüğü gibi Rusya’da Putin’in ustalık dönemi olarak adlandırılan dönemde savunmanın temel stratejilerinin başına Türk kökenli yöneticiler getirilmiş durumda.

Teoman Alili/AYDINLIK

İlginizi çekebilecek diğer haberler
İlan
İlan