Mustafa Elitaş: Özgür Özel 6 Mayıs’ı 7 Mayıs’a bağlayan geceyi öğrensin…


İlan

Önceki gün CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in; darbe komisyonunun başına AK Parti’li Reşat Petek’in getirilmesi konusunda ‘Komisyonun başına Fethullah Gülen hayranı olan bir ismin getirilmesi tesadüf değil’ şeklindeki açıklamalarına AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş çok sert cevap verdi…

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, konuyla ilgili şu görüşleri ifade etti

Ben bu konuyu açıkçası Reşat Bey, emekli bir Başsavcı arkadaşımız. Kendisinin 2008 yılında ki yaptığı -Fetö’yü öven değil- bir konuşmanın şu günlerde internete servis edildiği ve buradan karalanmaya çalışıldığı konusunda açıklaması olmasına rağmen, Özgür Özel denilen Grup Başkanvekili yani temcit pilavı gibi sık sık bunu dile getirmeye başlıyor ve maalesef sayın Kılıçdaroğlu, kendisinin kulağına üflenen aslı astarı olmayan tamamen iftira nitelikli haberlerle amel edip onları kamu oyu ile paylaşmaya çalışıyor. Açıkçası ben sayın Kılıçdaroğlu’na diyorum ki, bu Grup Başkanvekilini sustur, o Grup Başkanvekilini medya önüne çıkarma, çünkü 7 Ağustos ruhunu bertaraf etmeye, dinamiğimizi bozmaya ve o ruhu patlatmaya hevesli birisi var.

7 Ağustos ruhundan rahatsız olan Grup Başkanvekilini sayın Kılıçdaroğlu’nun susturması gerekir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi içinde kimlerin ne olduğunu biliyoruz. Benim kanaatim odur ki; Özgür Özel 7 Ağustos’taki toplantıdan, mahşeri kalabalıktan büyük bir rahatsızlık duyuyor.

Cumhuriyet halk partisi içerisindeki bazı Milletvekilleri bazı teşkilat mensupları da 7 Ağustos’ta sayın Kılıçdaroğlu’nun Yenikapı da yeni bir sayfa açılan demokrasi gününde yaptığı konuşmadan da rahatsız olduklarını düşünüyorum. O gün Millet… Tüm Türkiyeli, Yirmi Milyona yakın insan meydanlarda toplandı ve tüm dünya canlı olarak Liderleri izledi. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanını izledi. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanını izledi. AK Parti Genel Başkanı ve başbakanını izledi. Cumhurbaşkanını, Genelkurmay başkanını ve meclis başkanını hep beraber orda millet izledi. O gün tek bir ses vardı, Tek yürek vardı, demokrasi vardı,Türkiye vardı.

Yani ha o meydanlarda toplanan insanların belki 18-19 milyonu ak partiliydi. O hassasiyetleri o duyguyu yaşayanların büyük bir çoğunluğu oradaydı. Katılmayanlarda o meydanlara ruhlarıyla, dualarıyla katıldılar. Hangi partiden olurda olsun. Ama şu anda öyle görüyor-hissediyorum ki bu konuyla ilgili verilen mücadeleleri birileri Cumhuriyet Halk Partisinin Grup Başkanvekiline demiş olabilir ki, “Ya bak ne yapıyorsunuz siz, AK Parti’nin lokomotifine vagon oldunuz takıldınız peşine gidiyorsunuz bu sizin için yanlış oldu” diye onları yoldan çıkarabilir. Ve bu yoldan çıkışın başı da Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Özgür Özel.

Ben buradan sayın Kılıçdaroğlu’na diyorum ki; Milletin hassasiyetinin zirveye ulaştığı 7 Ağustos ruhunu dinamitleyen ve hala Fetöyle mücadele konusunda yekvücut olmuş aynı kanaate ulaşmış aynı duyguları paylaşan insanların zihinlerine hançer saplattırmayın, bu adamı susturun diyorum. Benim diyecek mevzuum bu. Yani değerli Burdur Milletvekilimizle ilgili bu konudaki açıklamalarını haksız olarak görüyorum. Ve bu Grup Başkanvekili bazen öyle oluyor ki; hezeyan içerisinde ne diyeceğini şaşırıyor. Yani şu anda oynanan oyunların diyor mafya faaliyetleriyle paralel bir şey olduğunu ifade ediyorum diyor.”

“Bazen bu AKP’nin siyaset sistemini İtalyan mafyasının yönetim biçimine benzetmiyor değiliz.” Bunu çoğul olarak kullanıyor ama acaba CHP’de böyle söylüyor. Hani bir söz vardır, Dervişin fikri neyse zikri de odur. Bizim aklımızdan ne mafyalık geçer, ne mafyavari bir tavır, bir hareket geçer. “Merdi kıpti şecaat arzederken sirkatin söylermiş” diye bir söz vardır ya benzerini burda yapıyor. Yani bu yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Perşembe günkü yoklamadan dolayı kapanmasına mafyavari hareket diyor. Mafyavari hareket meclis başkanlığına hakarettir, mafyavari hareket kürsü işgalidir, mafyavari hareket Meclis başkanlığı kürsüsünde duran çanın AK Parti Milletvekillerine atılmaya çalışılmasıdır, mafyavari hareket TBMM’yi işgale kalkışmaktır. Yani geriye dönüp baksın, 14 Temmuzdan önceki dönemlere baksın Cumhuriyet Halk Partisi, eşkiya türü faaliyetlerde kimin bulunduğunu izlesin görüntülerden, arşivlerden. Kimin mafyavari faaliyetlerde bulunduğunu en açık ve net bir şekilde görür. TBMM’ni çalıştırmak için gayret gösteren AK Parti’ye saldırarak, fiili saldırılarda bulunarak TBMM’ni kapatmak için nasıl gayret gösterdiklerinin arşivleri orda duruyor.

HDP’li milletvekilleri ile TBMM’nin başkanlık divanının önünde oturarak oturma eylemini kimin yaptığı görülür.
Demokrasiyi askıya almak TBMM’ni çalıştırmamak demektir.Bu yoklamalarla kapanan meclisi değil gösteri yaparak, anarşi üreterek normal bir çalışma ortamını ortadan kaldırmak için fiili eylem yapmak asıl demokrasiye karşı yapılmış bir darbedir diye ifade etmek istiyorum.

Yani burada sayın Kılıçdaroğlu bu arkadaşı biran önce susturmalı, konuşturmamalı. Çünkü Cumhuyet Halk Partisinin o gün 7 Ağustos ruhuna ihanet eden bir davranış içerisinde olduğunu söylüyorum. Pek de ciddiye almıyorum, ciddiye alınacak bir şey söylemediği için.

Sayın Başbakana sarayın kayyumudur diyor. Yani o genç olduğu için bilmez 6 Mayıs’ı 7 Mayıs’a bağlayan gece saat 23.50 de ne olduğunu öğrensin, FETÖ terör örgütünün Cumhuriyet Halk Partisine operasyon yapıp Genel başkanı nasıl değiştirdiğini öğrendiği takdirde kimin kayyum olarak atandığını kimin hangi noktaya doğru geldiğini görür.

1 Kasım seçimlerinde 7 Haziran seçimlerinde fetöcülerin kimi desteklediğini öğrensin. Sosyal medya da 7 Haziran da Fetöcüler tamamen PKK destekli HDP’ye oy verdirmeyi tavsiye ettiler ve ısrarla da onu söylediler.
1 Kasım seçimlerinde de hangi ilde hangi parti öndeyse AK Parti’ye rakip olacaklarsa onu desteklediler. Şimdi olağanüstü derecede Fetö düşmanları baksınlar, Kayseri seçimlerine giderken hangi Milletvekili adayları fetöcülerin örgütüyle toplantı yapmış, onu öğrenip değerlendirsinler. Türkiye’nin başka vilayetlerinde hangi yerde partilerinin Milletvekili adayları fetöcüler bize oy versin diye uğraş göstermişler.

İddialı bir şekilde ve inanarak söylüyorum şu anda Türkiye de en fazla Fetö den dezenfekte olmuş parti AK Parti’dir. En çok izole olmuş parti AK Parti’dir. 2012 yılından itibaren ve özellikle 17-25 aralıktan itibaren AK Parti fetöyü kendisinden uzaklaştırmış bunlar lanetlidir diye sınır çizmiştir. Fetö 17-25 ten itibaren AK Parti’yi düşman olarak görmüştür. Giremeyeceğini anlayınca başka partilere sızmaya başlamıştır. Bakın 2011 seçimlerinden sonra AK Parti içerisinde bulunan fetöcüler 5 kişiydi. Beş Milletvekili vardı bunlardan biri de kayseri Milletvekiliydi. Onlar Fetönün talimatıyla istifa ettirildiler. En fazla olan o dönemdeydi. Biz 30 Mart yerel seçimlerine giderken kongrelerimizi yaparken, 7 Haziran Milletvekilleri seçimine giderken, 1 Kasım seçimlerine giderken olağanüstü derecede araştırma yaptık. Biri hakkında fetöcü olduğuyla ilgili bir intiba varsa o kişiyi listelere koymamak için elimizden geleni yaptık.

Fetö siyasi düşüncelerini kamuoyuyla paylaşabilmek için siyasi bir güç olup o sözü TBMM de harekete geçirebilmek iktidar partisinin önüne engel olabilmek için başka partilere el atması daha uygun, daha müsaittir. Çünkü üst akıl varsa siyasi olarak onun doğru olduğunu ifade eder, nitekim sayın Bahçeli “Fetö bizim partimizin içine kök salmaya çalışmıştır, biz onları durdurduk. Durdurduğumuz kişiler fetönün desteğiyle birlikte Milliyetçi Hareket Partisinde bir operasyon yapmaya çalışıyorlar” diye feveran etmiştir. Nitekim 15 Temmuz dan sonra da fetö destekli faaliyetlerin olduğu şu anda aşikar. Ben onun için açık ve net söylüyorum şu anda Fetöden en dezenfekte olmuş parti AK Parti’dir.

İlginizi çekebilecek diğer haberler
İlan
İlan